Türkiye’den kısa bir yolculuktan sonra bugünlerde oldukça yoğun hava trafiği yaşanmaya başlanan Şam Havalimanı’na indim.Altyapı ve işletme eksikliği de olsa havalimanı eldeki imkanlarla çalışmayı sürdürüyor.Gerek apron araçları gerek güvenlik sistemleri oldukça hantal ve eksik. Uçaktan terminal binasına götüren tek otobüsün bizi almasını bekledikten sonra terminal binasına giriş yapıyoruz.İlk iş tabii ki de vizemi almak için sıraya girmek oluyor. Suriye Bankası bankosundan 50 dolar karşılığında 30 günlük vizemi alıyorum. Süreç oldukça kolay ve kısa sürüyor. Pasaport ile birlikte 50 doları verince iki A5 boyutunda kağıdı geri veriyor görevli. Birini pasaport polisi alıyorken birisi bizde kalıyor. Daha sonra şehrin dışındaki havalimanından Şam merkeze gitmek için kapıdaki taksicilerle sıkı bir pazarlığa tutuşuyorum. Merkezi bir toplu ulaşımdan söz etmek maalesef mümkün değil. Suriye’nin hali hazırda halletmesi gereken yüzlerce meseleden en küçüklerden birisi bu.
Akşam ezanı okunurken Emevi Camii’ne varıyorum. Tüm sokaklar canlı, insanlar oradan oraya koşuşturuyor.
Akşam olmaya başlamışken önemli bir sorun baş göstermeye başlıyor. Suriye’nin elektrik kesintisi sorunu.
Hâlâ tüm ülkeye, başkent başta olmak üzere, kesintisiz elektrik sağlamak mümkün değil.
Sokakların bir çoğunda aydınlatma yok. Hamidiye Çarşısı gibi ana arterlerden ayrılınca ise tamamen karanlığa gömülmeye başlıyor şehir. Elektrikler sık sık kesilirken insanlar kendi jeneratörleri ve bataryaları ile elektriği sağlamaya çalışıyor.

Devrimin sembolü haline gelen 3 yıldızlı Suriye bayrağı ise her yerde göze çarpıyor.Zamanında Esad’a bağlılık göstergesi olan(Esad rejiminin de zorunluluğu denebilir) iki yıldızlı bayraklar sokaklardan kaldırılmış, duvarlara ve iş yerlerinin kepenklerine çizilen iki yıldızlı bayrakların ise üstü beyaza boyanmış halde. Ama hâlâ o beyaz boyanın altından kendini göstemeye devam ediyor iki yıldızlı bayraklar Esad’ı hatırlatırcasına.Yeni rejimin askerleri ise çoğu köşe başında devriye atarlarken düzeni korumaya çalışıyorlar.Bir sistemleri, düzenleri ve görünüşleri olduğunu söylemek zor. Her yaştan genç omzunda silahı ile etrafı kolaçan ediyor.Ama söylemek gerekir ki uzun süreden sonra gelen bu güvenlik ortamından halk oldukça memnun görünüyor.Şam şu anda İstanbul kadar güvenli denebilir. İnsanları sıcak, havasında umut var.Şam yönetiminin bu umudu nasıl şekillendireceğini ise zaman gösterecek.
