Taha Yasin Erel, Koç Üniversitesi’nde mühendislik eğitimi almış ancak kendi tutkusu peşinden giderek sahadan bildiren, yerinde tanıklığı merkeze alan bağımsız bir araştırmacıdır. Hikâyesi, konfor alanlarını terk edip dünyanın en kapalı ve riskli coğrafyalarında gerçeğin peşine düşmekle başladı. 24 yaşında olmasına rağmen 65 ülkeye yayılan bu yolculuk, bir seyahatten çok daha fazlası: sistematik bir tanıklık arşivi.
Çalışmalarını kültürel kimlikler, insan hakları ihlalleri ve toplumsal baskının yoğun olarak hissedildiği bölgelerde yoğunlaştırıyor. Özellikle Doğu Türkistan’da gizlice ve risk alarak yürüttüğü saha araştırmaları, oradaki sessiz çığlığı görünür kılma çabasının bir sonucu. Bu çabalar, onu Brüksel’de Avrupa Parlamentosu’na taşıdı ve gözlemlediği gerçekleri uluslararası kamuoyuyla paylaşmasını sağladı.
Erel’in odağında her zaman “insan” ve “hakikat” var. Gidilmeyen yollara girerek:
- Baskı altındaki toplumların gündelik yaşamını belgeliyor,
- Çatışma ve kriz bölgelerinden filtresiz saha gözlemleri aktarıyor,
- Unutulmaya yüz tutmuş veya bastırılmak istenen kültürel kimliklerin izini sürüyor.
Coğrafyadan bağımsız olarak çalışan Erel için yön duygusu sabittir: anlatılmamış bir hikâyenin olduğu saha. Bağımsız haberciliğin etik ve cesur çizgisinde ilerleyerek, dünyanın görmezden geldiği gerçeklere ışık tutmaya devam ediyor.