Skip to content
2 August 2026, Sunday | 22:19

Taha Investigates

Menu
  • Investigations
  • Conflicts
  • Photos
  • Support
  • Contact
Menu

Ata Yadigarı Esaretten Kurtuldu: Caber Kalesi ve Tabka’da Türk Mührü!

Posted on February 24, 2026 by raskolnikovunBaltasi

Suriye iç savaşının gidişatını belirleyen en kritik stratejik noktalardan biri olan Tabka (el-Sevra) ve ülkenin en büyük su rezervi konumundaki Tabka Barajı, Şubat 2026 itibarıyla tamamen el değiştirdi. Yaklaşık dokuz yıldır SDG/YPG-PKK kontrolünde bulunan bölge, yürütülen askeri operasyonlar ve 30 Ocak 2026 mutabakatı çerçevesinde çatışmasız biçimde devralındı.

Ocak ayının son haftasında hız kazanan askeri hareketlilik, Şubat’ın ilk günlerinde sahaya yansıdı. SDG unsurlarının bölgeden çekilmesiyle birlikte Tabka şehir merkezi, askeri üsler ve en kritik nokta olan Fırat Barajı yeni idari yapının kontrolüne geçti.

Bu gelişmenin anlamı yalnızca bir şehir değişimi değildi.

Tabka Barajı;

  • Suriye’nin elektrik üretim kapasitesinin önemli bir bölümünü,
  • Tarımsal sulama altyapısının yaklaşık %40’ını,
  • Fırat havzasındaki su kontrol mekanizmasını temsil ediyor.

Barajın kontrolü demek, enerji hattının ve su akışının kontrolü demek. Savaş boyunca defalarca tehdit edilen, zaman zaman askeri hedef haline gelen bu dev yapı, yeniden merkezi bir idareye bağlanmış oldu.

Şehir merkezindeki kamu binalarına yeni güvenlik birimleri yerleşirken, barajın yönetim ofislerinde de idari değişiklikler yapıldı. Bölgedeki semboller değişti; duvar yazıları silindi, yeni bayraklar asıldı.

Ama Tabka’nın hikâyesi yalnızca barajdan ibaret değil.

Cabir Kalesi’nde Yeni Dönem

Süleyman Şah Türbesi, Türkiye’nin kendi sınırları dışındaki tek kara parçası olması bakımından hem tarihi hem de hukuki açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bu alan birçok tarihi ve statü değişiklikleri geçirmiştir.

Süleyman Şah’ın Kimliği ve Tarihi Arka Plan

Geleneksel Osmanlı tarih yazımına göre Süleyman Şah, Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi’nin dedesi (Ertuğrul Gazi’nin babası) olarak kabul edilir ve Caber Kalesi eteklerinde Fırat Nehri’ni geçerken boğularak vefat ettiği anlatılır. Ancak modern tarihi araştırmalar, Osman Gazi’nin asıl dedesinin Gündüz Alp olduğunu ortaya koymaktadır. Yüzyıllar boyunca gelişen efsanelerde, Halep’te defnedilen Anadolu Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah ile Habur Çayı’nda boğulan oğlu I. Kılıçarslan’a ait hikâyelerin birbirine karıştırılması sonucunda “Osmanlıların atası Süleyman Şah” kurgusunun oluştuğu ifade edilmektedir.

Hukuki Statüsü ve İlk Yıllar

Türbenin bulunduğu alanın “Türk toprağı” statüsü, I. Dünya Savaşı’nın ardından 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile TBMM Hükûmeti arasında imzalanan Ankara Antlaşması‘na dayanır. Bu antlaşmanın 9. maddesi gereğince Caber Kalesi eteklerindeki Türk Mezarı, müştemilatı ile birlikte Türkiye’ye bırakılmış; Türkiye’ye bu alanda muhafız bulundurma ve Türk bayrağı çekme hakkı tanınmıştır. Bu hak daha sonra Lozan Antlaşması ile de teyit edilmiştir. Cumhuriyet döneminde, 1938 yılında türbeyi koruyan jandarma kıtası için modern bir karakol inşa edilmiş ve eski türbenin tamiri imkânsız hâle geldiğinden 1939’da karakolun hemen yanına yeni bir türbe yapılarak mezar buraya alınmıştır.

Türbenin Taşınma Süreçleri

Zaman içerisinde bölgesel gelişmeler türbenin yerinin değiştirilmesini zorunlu kılmıştır:

  • Karakozak’a Nakil (1973): Suriye’nin Fırat Nehri üzerinde inşa ettiği Tabka Barajı’nın suları altında kalma tehlikesi ortaya çıkınca, Türkiye ve Suriye arasında yapılan görüşmeler sonucunda türbe ve karakol, sınırımıza daha yakın olan Karakozak köyü civarına taşınmıştır.
  • Teşrin Barajı ve Tahkimat Projesi (1999-2007): 1999 yılında Suriye’nin inşa ettiği Teşrin Barajı nedeniyle türbenin yeniden taşınması Suriye tarafından talep edilmiş, ancak Türkiye bunu reddederek yerinde koruma kararı almıştır. 2003 yılında imzalanan ve 2007’de yürürlüğe giren uluslararası bir protokolle alan tahkim edilerek baraj sularına karşı koruma altına alınmıştır.

Şah Fırat Operasyonu ve Güncel Durum (2015) Suriye İç Savaşı’nın patlak vermesi ve bölgede IŞİD (DAEŞ) terör örgütünün alan hâkimiyeti kurarak türbeyi tehdit etmeye başlaması üzerine yeni bir kriz doğmuştur. Olası bir saldırıyı önlemek ve personelin güvenliğini sağlamak amacıyla 21-22 Şubat 2015 gecesi Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından Şah Fırat Operasyonu düzenlenmiştir. 572 personel ve zırhlı araçlarla gerçekleştirilen bu harekâtla Karakozak’taki karakol imha edilmiş, Süleyman Şah’ın naaşı ve manevi emanetler Türkiye sınırına sadece 200 metre mesafedeki, PYD/YPG kontrolünde bulunan Suriye’nin Eşme köyüne taşınmıştır.

Siyasi ve Hukuki Tartışmalar

Şah Fırat Operasyonu ciddi tartışmaları da beraberinde getirmiştir:

  • İç Politika: Hükûmet, operasyonu personelin güvenliğini sağlayan ve türbeyi savaş şartlarından daha güvenli bir yere taşıyan “başarılı bir önleyici askerî hamle” olarak nitelendirmiştir. Muhalefet ise bunu çatışmadan kaçarak “vatan toprağını ve karakolu terk etmek” olarak ağır bir şekilde eleştirmiş, uluslararası itibarın zedelendiğini savunmuştur.
  • Uluslararası Hukuk: Akademik ve hukuki incelemelere göre; anklav/eksklav statüsündeki bir toprağın, Suriye Devleti’nin resmî onayı olmadan ve karşılıklı ikili anlaşmalara dayanmadan tek taraflı olarak Eşme’ye taşınması, Ankara Antlaşması’nın ihlali sayılmaktadır. Suriye yönetimi de bu eylemi BM’ye şikayet ederek “toprak bütünlüğüne ve egemenliğine yapılmış bir saldırı (işgal)” olarak tanımlamış ve kınamıştır. Hukuken Türkiye’nin Caber veya Karakozak’taki hakları antlaşmalarla sabit olsa da, Eşme’deki mevcut fiilî durumun uluslararası arenada yeni bir statü krizine yol açtığı belirtilmektedir.
Category: Suriye

Leave a Reply Cancel reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Taha Yasin Erel, sahada çalışan bağımsız bir araştırmacı gazetecidir. İnsan hakları ihlalleri, bastırılan kimlikler ve kapalı coğrafyalarda yaşananları belgelemek için dünyanın farklı bölgelerinde saha araştırmaları yürütür.

HOME ABOUT SOCIAL
CONTACT

TAHA INVESTIGATES · ALL RIGHTS RESERVED
© 2026 Taha Investigates | Powered by Minimalist Blog WordPress Theme