Suriye’de şehir şehir dolaşırken yıkımı görmek zor değil. Yıkılmış binalar, çökmüş altyapı, elektriksiz mahalleler, susuz evler…
Ama yıkımın ortasında dikkatimi çeken başka bir görüntü vardı:
UNDP yazılı üniformalar giymiş onlarca genç, grup halinde sokaklardaki molozları temizliyordu. Küreklerle, el arabalarıyla, bazen sadece çıplak elleriyle.

Bir yerden başlamak gerekiyordu.
Ve onlar enkazdan başlıyordu.

United Nations ve Suriye Dosyası
Suriye’de bugün birçok BM kuruluşu aktif şekilde faaliyet yürütüyor:
- United Nations Development Programme (UNDP)
- UNICEF
- United Nations High Commissioner for Refugees (UNHCR)
- United Nations Human Rights Council (UNHRC)
Her biri farklı bir boşluğu doldurmaya çalışıyor.
UNDP daha çok “erken toparlanma” projelerine odaklanıyor:
- Moloz kaldırma
- Geçici istihdam programları
- Küçük ölçekli altyapı onarımı
- Yerel belediyelere teknik destek
UNICEF çocuklara yönelik çalışıyor:
- Temiz su projeleri
- Aşı kampanyaları
- Geçici eğitim merkezleri
UNHCR yerinden edilmiş ailelerle ilgileniyor:
- Barınma desteği
- Kayıt ve hukuki koruma
- Geri dönüş süreçlerinin izlenmesi
UNHRC ise savaş suçları, insan hakları ihlalleri ve hesap verilebilirlik dosyalarını takip ediyor.

Enkazı Kaldırmak Yetiyor mu?
Deyrizor’da gördüğüm UNDP ekipleri yalnızca temizlik yapmıyordu. Aynı zamanda günlük ücretle yerel gençleri istihdam ediyordu.
Bu, iki anlam taşıyor:
- Şehir fiziksel olarak temizleniyor.
- İnsanlara küçük de olsa gelir sağlanıyor.
Ama soru şu:
Bir ülke yalnızca moloz kaldırarak ayağa kalkabilir mi?
Suriye’nin ihtiyacı olan şey yalnızca fiziksel yeniden inşa değil.
- Siyasi istikrar
- Kurumsal güven
- Ekonomik üretim
- Yaptırımların etkisi
- Güvenli yatırım ortamı
Uluslararası kuruluşlar bir ülkeyi tek başına ayağa kaldıramaz. Ama başlangıç zemini oluşturabilir.

Görünürlük ve Algı
Sokakta en görünür olan logo BM logoları.
Bu da halkta iki farklı duygu oluşturuyor:
- “En azından birileri var.”
- “Ama neden bu kadar geç?”
Suriye’de birçok insan, uluslararası toplumun savaş boyunca yetersiz kaldığını düşünüyor. Şimdi gelen destek ise çoğu zaman “geç kalmış bir yardım” olarak görülüyor.
Yine de gerçek şu:
Eğer bugün bazı mahallelerde çöp toplanıyorsa, bazı okullar açılıyorsa, bazı su hatları çalışıyorsa — bunda bu kurumların payı var.
Ayağa Kalkabilir mi?
Suriye’nin yaraları derin.
Palmira’da tarih yıkılmıştı.
Deyrizor’da şehir haritadan silinmişti.
Şimdi soru şu:
BM kurumlarının varlığı bu ülkeyi ayağa kaldırmaya yeter mi?
Cevap net değil.
Ama şunu söylemek mümkün:
Bir ülke önce enkazını temizler.
Sonra yaralarını sarar.
Sonra inşa eder.
Bugün UNDP üniformalı gençlerin kürek salladığı o sokaklar, belki de yarının inşaatlarının temeli olacak.
Suriye’nin ayağa kalkması yalnızca dış yardımla olmaz. Ama dış destek olmadan da çok zor olur.
Belki mesele şu:
Uluslararası kurumlar bu ülkeyi kurtaramaz.
Ama toparlanma sürecinde bir boşluğu doldurabilirler.
Ve bazen, bir ülkenin yeniden başlaması için gereken şey tam da budur:
Bir yerden başlamak.
